Menü

Enerji Verimliliği

2 mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5627 nolu “ENERJİ VERİMLİLİĞİ KANUNU”nda enerji verimliliği “binalarda yaşam standardı ve hizmet kalitesinde, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarında düşüşe yol açmadan enerji tüketiminin azaltılması” olarak tanımlanmıştır.

Dünyada enerji talebimize karşılık veren yakıtların gitgide tükenmesi ve ülkemizde bu yakıtların bizi gitgide yurtdışına bağımlı kılması enerji verimliliği önlemlerini almamız ve enerjimizi bilinçli şekilde tüketmemiz gerektiğinin bir göstergesidir. Bu bağlamda çıkarılan enerji verimliliği kanununun amacı ise enerjimizin etkin kullanılması, israfın önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için, enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin arttırılması olarak açıklanabilir. Alınacak önlemlerle beraber enerji yoğunluğumuzu 2020 yılına kadar en az %15 azaltmak hedeflenmiştir. Enerji yoğunluğu birim milli gelir başına yapılan tüketim olarak tanımlanmıştır.

Türkiye dünya üzerindeki birincil enerji kaynaklarının tüketiminde %1lik bir payla çok düşük bir orana sahip olmakla beraber, bu enerjiyi bilinçsizce tüketmekten dolayı ise enerji yoğunluğu yüksek bir ülkedir. Enerji tüketimimizi üst düzeylere çıkarıp, enerjimizi verimli bir şekilde kullanarak üretime çevirmemiz gerekmektedir. Bu sayede hem tüketimimiz artacak, diğer yandan ise enerji yoğunluğumuz düşecektir.

Örnek olarak 2007 yılında birincil enerji üretimimiz 30 milyon TEP (Ton Eşdeğer Petrol) iken tüketimimiz ise 110 milyon TEP olarak gözükmektedir. Ürettiğimiz enerjinin 3 katını dışardan ithal etmek yoluyla ülkemizde tükettiğimiz ortadadır. Üretimimiz yerinde sayarken tüketimimizin ise gitgide artması bizi yurtdışına bağımlı hale getirmektedir.

Enerji verimliliği için alınacak tedbirler ve yapılacak uygulamalar ile sahip olduğumuz potansiyeli kullanıp binalarımızda ve sanayimizde iyileştirmeler yaparak, yenilenebilir enerji kaynaklarını daha ön plana çıkararak birim enerji tüketimiyle daha fazla katma değere sahip üretim yapma şansımız vardır. Bu şansı değerlendirerek hem dünyayı daha yaşanılabilir hale getirmek hem de ülkemizi kendi kendine yeten uygar bir ülke statüsüne getirmek elimizin altındadır.